Çikolata Kisti (Endometriozis)Jinekolojik SorunlarTıbbi Konular

Çikolata Kisti Nasıl Tedavi Edilir?

Çikolata Kisti Nasıl Tedavi Edilir?

Çikolata kisti rahim iç dokusu olan endometrium hücrelerinin rahim dışındaki alanlarda odaklanmasıyla oluşur. Bu % 75 oranında yumurtalıklarda gerçekleşir. Bazı kadınlarda hiç belirti vermeden gelişen kistler, bazılarında adet dönemlerinde ve cinsel ilişkide şiddetli ağrılara, gebe kalamamaya, adet düzensizliği olmasına kadar farklı olumsuz etkilere neden olabilir. Bu durumda hastaların uygun tedavilerle tedavi edilmesi bir gereklilik haline gelir. Ancak çikolata kistinin kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Yapılan cerrahi tedavi bu açıdan en etkili yöntem olarak kabul edilmektedir. Günümüzdeki tedavi yaklaşımlarında genellikle 4-5 cm kadar olan kistlere müdahale edilmemeye çalışılır. Uygulanacak cerrahi girişimlerde, yumurtalık rezervine zarar verecekleri için daha temkinli yaklaşılmaktadır. Cerrahide genellikle laparoskopik işlem tavsiye edilir. Ayrıca cerrahın bu konudaki deneyimi de dikkate alınmalıdır. Hastalara cerrahi dışında ilaç tedavileri, dışarıdan hormon verilmesi gibi yaklaşımlarda uygulanabilir.

Çikolata kistinin cerrahi olarak çıkarılması işleminde, yumurtalığın alınması gerekli değildir. Her koşulda hastanın yumurtalığına zarar verilmeden, kistin çıkarılması mümkündür. Laparoskopiyle uygulanan cerrahide ağrılar daha az olmakta, ameliyat nedeniyle daha az iz kalmakta, hastanede kalma süresi kısalmakta, karın içi yapışıklıkları az olmakta, enfeksiyon riski azalmakta, iyileşme ve normal yaşama dönüş daha hızlı olmaktadır.

Çikolata kisti için uygulanan tıbbi tedaviler

Çikolata kisti için uygulanan tıbbi tedavilerin hedefi kistlerin östrojen hormonuna bağımlı olması nedeniyle, etkilerinin azaltılmasıdır. Bu sayede hastada yumurtlamanın baskılanması, belirli bir süre adet kanamalarını durdurarak hastanın rahatlatılması ve kistlerde gerileme olması sağlanır. İlaç tedavileri sırasında doğum kontrol hapları, GnRH analogları ve danazol gibi ilaçlar kullanılır. Hastada meydana gelen ağrılarda azalma olması için, ilaç tedavisinin uzun süre kullanılması tavsiye edilir. Uygulanan tedaviyle kistler tamamen yok olmaz. Ancak çikolata kisti nedeniyle oluşan olumsuzlukların baskılanması söz konusu olur. Tedavinin sona erdirilmesiyle hastaların şikayetleri yeniden etkili olmaya başlar. Ancak ilaçların kullanılmasıyla ağrı şikayeti olan hastaların yaklaşık % 90 ında ağrılarda hafifleme meydana gelir. Bu ilaçların bırakılmasından sonra, olumsuz etkiler yeniden görülmeye başlar. Fakat kadının bu süreçte rahatlamasına yardımcı olurlar.

Doğum kontrol haplarının kullanımı: Hastalarda bu hapların kullanımı adet döngüsünü düzenli bir hale getirmekte, kanama miktarını azaltarak, kist tedavisinde etkili olarak kullanılabilir. Hapların etkisiyle endometriotik odaklar baskılanmakta, kasıklarda oluşan ağrılar giderilmekte ve adet kanamalarındaki kramplar etkisini yitirmektedir. Ancak ilaçların yüksek dozda östrojen içerenlerinin yan etkisinin olması ve tedavinin sonucunda kısıtlı etkilerinin olması yüzünden, günümüzde fazla tercih edilerek kist tedavisinde kullanılmamaktadır. Fakat daha az oranda östrojen içerenleri hem hastalığın ilerlemesini durdurur, hem de hastalığı etkilerinin geçici de olsa iyileşmesini sağlar. Ancak çikolata kisti olan hastaların çocuk sahibi olma isteğinin olması halinde, bu hapların kullanılması tedavide uygun bir yaklaşım değildir. Hapların en az dokuz ay ya da fazla süre kullanılması halinde, kist etkisiyle oluşan ağrılar % 80-90 oranında etkisini azaltır.

Danazol tedavisinin uygulanması: Bu ilacın kullanımı her ay olan adet döngüsünü yöneten, beyinde hipofiz bezinden salgılanan, overların çalışması kontrol altında tutan LH e FSH hormonlarının salgılanmasını durdurur. Bu sayede hastalarda meydana gelen etkilerin % 85-95 oranında azalma sağlanır. Uzun yıllar kist tedavisinde kullanılan bu yöntemi günümüzde yan etkilerinin olması nedeniyle tercih edilmemeye başlanmıştır. Danazol ilacının yan etkileri arasında hastaların fazla kilo alması, ruhsal çöküntü, ses kalınlaşması, sebepsiz oluşan adale krampları, vücutta sıvı tutulumu, yorgunluk hissi, baş ağrısı, mide bulantısı, cinsel istekte artış olması gibi etkiler sayılabilir. Bu etkiler yüzünden tedavi uygulanan kadınların büyük çoğunluğu tedaviyi yarıda kesmektedir. İlacın kullanımının bırakılmasıyla birlikte 4-6 haftada adet kanamaları tekrar başlar.

GnRH agonistleriyle tedavi uygulanması: GnRH analoğu olan ilaçlar, hastalarda geçici yapay bir menopoz durumu yarattığından, çikolata kisti tedavisinde etkili olmaktadır. Kadınlarda her ay adet döngüsünü idare eden, beyinde hipofiz bezinden salgılanan ve overların çalışmasını kontrol altında tutan LH ve FSH hormonları GnRH agonistleriyle baskılanarak, etkileri kadının menopoz düzeyine indirilmektedir. Yumurtalıklarda bu süreçte yumurta gelişimi meydana gelmediği için, doğal olarak östrojen seviyesinde azalma meydana gelir. Hastalık sırsında oluşan lezyonların sayısında ve büyüklüğünde azalma olur. Bu ilaçlar 6 ay kadar kullanıldığında, etkisini gösterir. Bu süreçte hastalarda iyileşme gözlenir. Hastalarda meydana gelen ağrıyı azaltır. Bu ilacın yan etkilerinin içinde aynı menopozda olduğu gibi ateş basması, vajinal kuruluk, uyku bozuklukları ve baş ağrısı gibi sorunlar olur. Hastalarda bu etkilerin dışında hafıza kaybı, eklem ağrısı ve kemiklerde kalsiyum azalması gibi etkiler gösterebilir. Bu yüzden ilaçla kist tedavisi devam ederken, vücutta meydana gelen östrojen kaybının önlenebilmesi için, hastaya düşük dozda östrojen ve progesteron tedavisi uygulanması gerekir.

Çikolata kistinde uygulanan cerrahi tedavi

Hastalardaki kistin durumuna bağlı olarak, kısırlık sorununun ciddiyetine, ileride çocuk sahibi olma isteğine ve yaşına uygun olacak şekilde çikolata kistinin cerrahi tedavisine karar verilebilir. Hastalarda özellikle şiddetli bulguların olması durumunda cerrahi girişime karar vermek en doğru tedavi seçeneği olur. Laparoskopi ile yapılan cerrahide endometriozis odakları ve karın içindeki yapışıklıklar yakılır ve sorunlar ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

Laparoskopi ile yapılan operasyonda hastaların ağrı şikayetlerinde büyük ölçüde azalma elde edilir. Yumurtalıklara yerleşen çikolata kistleri çıkarılır. Bu kistlerin çıkarılmasıyla hastalardaki ağrıları % 85 oranında azaltmaktadır. Hastalarda şiddetli ağrıların olması durumunda, presakralnörektomi adı verilen işlem sayesinde bölgeye gelen sinirler kesilir. Yumurtalıklardaki çikolata kistleri zarıyla birlikte soyulup çıkarılmalıdır. Fakat bu genellikle mümkün olmaz. Kadın eğer doğurganlık yaşını geçtiyse, çikolata kisti çıkarıldığında, yumurtalığın alınması söz konusu olabilir. Bu hastalığın tekrarlama olasılığını % 1-3 seviyesine kadar düşürecektir.

Çikolata kisti hastalarına kombine tedavi uygulanması

Çikolata kistinin tedavi edilmesi sırasında, hastalar için gerekiyorsa cerrahi girişimden önce ya da cerrahi girişim sonrasında ilaç tedavisinin uygulanması uygun görülebilir. Bu tedavi hastadaki ağrıların şiddetine göre planlanmaktadır. Hastanın tıbbi tedaviye yanıt vermemesi halinde, cerrahi girişim yapılarak yapışıklıkların açılmasına, erken evrelerde hastalık odaklarının yakılması ya da bunların çıkarılması sayesinde büyük oranda iyileşme sağlanabilir. Hastalar için aynı zamanda, rahme giden sinirler ya da sakrumun önündeki sinirlerin kesilerek tedavi sağlanabilir. Bazı hasta gruplarında bu uygulamalar yetersiz kaldığında, rahim ve yumurtalıklar alınarak tedavi edilebilir. Bu tedavilerde hastanın yaşı, kistin durumu ve kısırlık gibi etkenler göz önüne alınır.

Çikolata kisti tedavisine destek olabilecek ve evde alınacak önlemler

Hastalar için çikolata kisti için uygulanan tedavilerin devamında ya da tedavi sonrasında, bu tedavilerin etkisinin uzun zamanda etkili olması nedeniyle, rahatsızlıkların azaltılabilmesi için, hastalar evde alacakları bazı önlemleri uygulayabilirler.

Kadınların alacakları sıcak bir banyo ve ısıtılmış bir pedle, adet dönelerinde oluşan kramp ve ağrıların azaltılması ve pelvik kaslarının gevşetilmesine yardımcı olunabilir.

Reçetesiz alınacak non steroid anti inflamatuar ağrı kesici ilaçlar, ağrıların olduğu adet döneminde hem ağrıların, hem de krampların hafifletilmesinde kullanılabilir.

Kadınlar düzenli olarak egzersiz yaptıklarında, etkili olan şikayetlerin giderilmesi sağlanabilir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Prof. Dr. Ateş Karateke

Görevi: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakultesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı. Doğum yeri,Tarihi: Kayseri / Develi – 22 Agustos 1959 Medeni durumu: Evli, 2 çocuklu Yabancı dil: İngilizce Askerlik durumu: 1990-91 Gümüşsuyu Askeri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı -- Devamını Oku

Benzer Konular

Bu Makalemizi Okudunuz Mu?

Close