Dr. Ateş Karateke
İletişim Bilgileri

YUMURTALIK KANSERİ(OVER)

Yumurtalık kanseri nedir?

Yumurtalık kanserinin semptomları nelerdir?

Yumurtalık kanserinin tanısı nasıl koyulur?

Yumurtalık kanserinin tedavi seçenekleri nelerdir?

Yumurtalık kanserinin risk faktörleri nelerdir?

Yumurtalık kanseri kalıtsal mıdır?

Yumurtalık kanserini önlemek için ne yapabilirim?

Yumurtalıklarımı aldırırsam yumurtalık kanseri olabilir miyim?


Yumurtalık kanseri nedir?

Yumurtalık (over) kanserlerinin çoğu (yüzde seksen beş-doksan), yumurtalıkların dış yüzeyini kaplayan ve epitelyal adı verilen hücrelerden gelişir. Epitelyal over kanserini oluşturan hücrelerin mikroskop altında görülebilen birçok histolojik çeşitleri vardır. Bu hücreler seröz, musinöz, endometrioid ya da berrak tip hücreler olarak tanımlanırlar.

Bazı hücreler ayırt edici özellikler bakımından zayıftırlar ve bu nedenle ''ayırt edilemeyen'' epitelyal tümörler olarak değerlendirilirler.

Yumurtalık kanserlerinin yüzde on-on beşi yumurtalığın germ hücrelerinde (olgunlaşmamış yumurta hücreleri) ya da seks kord stromal hücrelerinde gelişir. Yumurtalık germ hücresi tümörleri yumurta üreten hücrelerden gelişir. Germ hücresi tümörleri ergenlik çağındaki kızlarda ya da yirmili yaşlardaki kadınlarda oluşabilir. Bununla birlikte, genel olarak, bunlar ender görülen ve prognozu ( hastalığın seyri) iyi olan tümörlerdir.

Yumurtalık stromal hücreleri yumurtalığı bağlayan ve östrojen ve progesteron üreten bağ dokusundan gelişir. Bu tümörler genel olarak diğer tümörlerden çok daha az agresiftirler. Bunlar, aynı zamanda, ender görülen tümörlerdir.


Yumurtalık kanserinin semptomları nelerdir?

Yumurtalık kanserinin çoğunlukla belirgin bir semptomu yoktur. Kadınların şikayet ettikleri belirsiz semptomlar karında şişkinlik ve gerginlik, çabuk doyma, iştah kaybı, kırıklık ve keyifsizlik, sık idrara çıkma ve kilo değişimi (kilo kaybı ya da kilo alma) olarak sayılabilir. Ayrıca, karın rahatsızlığı yaratan ve nedeni açıklanamayan bir ''ascite'' (karında su toplanması) de görülebilir. Yumurtalık kanserinin kendine özgü semptomları olmadığı için, bu hastalığın belirlenmesi ve tanı koyulması zordur.


Yumurtalık kanserinin tanısı nasıl koyulur?

Yumurtalık kanserinin kesin tanısı için cerrahi müdahale gerekir. Başlangıç ameliyatının iki amacı vardır. Birincisi, yumurtalıklar, rahim ve omentum (bağırsakları örten zar) da dahil olmak üzere, var olan kanserli dokuyu (ya da mümkün olan bölümünü) almaktır. Tüm kanserli dokunun alınabildiği operasyonlarda kurtulma şansı en yüksektir. İkincisi, tümörün nerelere yayıldığını belirlemek için (hastalığın evresini belirlemek için) dokuları ve onu çevreleyen tümörleri incelemektir.

Menopoz öncesi dönemdeki kadınlarda, tümörün hücre tipine bağlı olarak, daha sınırlı bir ameliyat uygulamak uygun olabilir.


Yumurtalık kanserinin tedavi seçenekleri nelerdir?

Ameliyatta belirlenen başlangıç tanısından sonra, ilave tedavi histolojik hücre tipi, kanserin evresi, kapladığı alan ve yayılımı; ve ameliyat sonrasında kalan tümör parçası da dahil olmak üzere birçok faktöre bağlı olarak değişir.

Tedavi kemoterapi (çoğunlukla kombine ilaçlarla) ya da radyoterapi şeklinde uygulanır. Diğer tedavi seçenekleri arasında immünoterapi (aşı tedavisi), ve gelecekte, gen tedavisi sayılabilir.



Yumurtalık kanserinin risk faktörleri nelerdir?

Yumurtalık kanserinin nedenleri bilinmemektedir. Bu hastalık, daha çok, endüstriyelleşmiş batı ülkelerinde yaşayan, özellikle beyaz ve tam hamilelik yaşamamış kadınlarda görülür. Ayrıca talk ve asbest ile temas etmenin de ilişkisi olduğu bildirilmektedir. Bunlara ek olarak, yumurtalık kanserinin kısırlıkla da ilişkisi vardır.

Genel olarak, yumurtlamayı azaltan faktörler yumurtalık kanserinde risk azaltıcı olarak ilişkilendirilmektedirler. Birden çok kez hamile kalan kadınlarda ya da emziren kadınlarda yumurtlama daha azdır ve bu kadınlarda yumurtalık kanseri oluşumunda azalma görüldüğü belirtilmiştir. Oral gebelik önleyicilerle sağlanan korunmanın doğru olduğu ve gebelik önleyici hapların kullanım süresi uzadıkça yumurtalık kanserine karşı korunmanın da devam ettiği görülmektedir. Oral gebelik önleyicilerin beş seneden daha uzun süre kullanılması halinde risk azalması % 60'a ulaşır. Son dönem çalışmalar, bir tür kalıcı doğum kontrol yöntemi olan tubal ligasyon (tüp bağlanması) ameliyatı geçirmiş olan kadınlarda yumurtalık kanserinin insidansında (oluş sıklığı) azalma görüldüğü belirtilmiştir. Bu ilişkinin mekanizması belirgin değildir. Talk içeren pudraların kadın dış jenital organları üzerinde kullanılmasından kaçınılmalıdır.


Yumurtalık kanseri kalıtsal mıdır?

Yumurtalık kanserlerinin çoğu sporadiktir, yani kalıtsal değildir. Bununla birlikte, yumurtalık kanseri görülen kadınların yüzde beş-on oranındaki bölümünde bu hastalığa karşı genetik bir duyarlılık olduğu görülmüştür. Genel olarak, ailedeki yumurtalık kanseri geçirmiş kişi sayısı arttıkça yumurtalık kanseri geçirme riski de artar. Yumurtalık kanseri olmuş birinci dereceden akrabaya ( örneğin, anne ya da kız kardeş) sahip olmak bir kadının yaşamı boyunca yumurtalık kanseri olma riskini % 1.4'ten % 3.1'e yükseltir. Kalıtsal genetik duyarlılık bakımından en büyük risk altında olan kadınlar kişisel ya da ailesel yumurtalık ve / veya meme kanseri öyküsü olanlardır. Erken yaşta kanser başlangıcı ve çoklu Primer (yeni) kanser öyküsü olanlar daha büyük risk altındadır.

Ailesel yumurtalık kanseri başlığı altında toplanan üç farklı sendrom vardır. Bunların birincisi, yalnızca yumurtalık kanserinin görüldüğü, bölgeye özgü kalıtsal yumurtalık kanseridir. Daha yaygın olarak, aynı ailede hem göğüs hem de yumurtalık kanserinin görüldüğü kalıtsal göğüs- yumurtalık kanseri vardır. Ve son olarak, aynı ailede göğüs, yumurtalık, endometrial ve diğer kanserlerin görüldüğü Lynch II sendromu vardır. Bununla birlikte, ailesel yumurtalık kanserinin, tüm yumurtalık kanserleri içinde yüzde beş-on oranındadır. Kalıtsal riskler hakkında daha geniş bilgi almak isteyenler doktorlarıyla genetik test seçenekleri hakkında konuşmalıdırlar.


Yumurtalık kanserini önlemek için ne yapabilirim?

Yumurtalık kanserini önlemeyi garantileyecek bilinen hiçbir yöntem yoktur. Bununla birlikte, erken evrelerde tanı koyulan kadınlarda kurtulma oranı daha yüksektir. Ne yazık ki, yumurtalık kanseri erken evrelerde teşhis edilemez. Yumurtalık kanserini erken teşhis etmek ve böylece erken müdahale etmek için halen hiçbir yöntem mevcut değildir. Yumurtalık kanserinin erken teşhisi için stratejiler geliştirme amaçlı birçok program üzerinde çalışılmaktadır.


Yumurtalıklarımı aldırırsam yumurtalık kanseri olabilir miyim?

Yumurtalık kanserine yakalanma riski çok yüksek olan kadınlar yumurtalıklarını aldırmayı düşünebilirler. Yumurtalıkların böyle bir profilaktik (koruyucu) yöntemle alınmasının yumurtalık kanseri riskini azalttığı görülmektedir. Birinci dereceden akrabalarından birinde yumurtalık kanseri olan bir kadının bu hastalığa yakalanma riski yaklaşık % 3.1 oranındadır. Bu kadınlar için, genel olarak, bir profilaktik oforektomi (yumurtalıkları çıkarma ameliyatı) bağımsız bir ameliyat olarak önerilmez. Birinci dereceden akrabalarının ikisinde yumurtalık kanseri görülen bir kadının yumurtalık kanserine yakalanma riski yaklaşık olarak yüzde yedidir ve bu durumda profilaktik ameliyat düşünülebilir. Genel olarak, taşıyıcı olduğu görülen ya da herhangi bir yumurtalık kanseri sendromunu büyük ölçüde hatırlatan aile öyküsü olan kadınlar yumurtalıkların profilaktik olarak alınması için uygun adaylar olabilirler.

Yumurtalıkların alınması hormon üretim kaybına yol açar ve bunun yan etkileri olabilir. Profilaktik yumurtalık aldırma ameliyatı düşünen bir kadın, doktoruyla olası yan etkiler üzerinde tartışmalıdır.