POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PKOS)
Polikistik over sendromu (PKOS) nedir?
Yumurtalık kistlerinin nedeni nedir?
Kistler olmaksızın PKOS görülmesi mümkün müdür?
PKOS uzun süreli sorunlara neden olur mu?
PKOS doğurganlığı ve hamileliği nasıl etkiler?
PKOS, kadınlarda başka hastalık riski yaratır mı?
Polikistik over sendromu (PKOS) nedir?
Yumurtalıklar kadın üreme sisteminde yumurta üreten organlardır. Polikistik over sendromu (PKOS), yumurtalıkların büyümesi ve çok sayıda sıvı dolu kesecikler ya da kistler içermesidir. Polikistik overler (yumurtalıklar) normalden, genellikle, 1,5-3 kat daha büyüktür. PKOS'lu kadınlar aynı zamanda başka semptomlar da gösterirler. PKOS kısırlığın ana nedenidir ve doğurgan yaştaki kadınlarda görülen en yaygın üreme sendromudur.
PKOS'un belirtileri nelerdir?
PKOS'lu kadınların âdet dönemleri, genellikle, düzensizdir. Bir süre sonra bazı kadınlar âdetten kesilirler. PKOS'lu kadınlar hamile kalmakta zorluk çekebilirler.
PKOS'lu kadınların yaklaşık % 70'inde şakaklarda, çenede, üst dudak ta, meme uçlarında, göğüste, alt karın bölgesinde ve uyluklarda kıllanma görülür. Sivilceler çıkabilir. Yaklaşık %50'si obezdir. Bazı PKOS'lu kadınlarda hiçbir belirti görülmez.
Ne kadar kadında PKOS vardır?
Çocuk doğurabilen kadınların (20-40 yaşlar), tahmini olarak, % 5-10 kadarında PKOS vardır. Kadınların en az % 30'unda bazı PKOS semptomları bulunmaktadır.
Yumurtalık kistlerinin nedeni nedir?
Yumurtalar yumurtalıklar içinde büyür, gelişir ve olgulaşırlar ve sonra, çocuk doğurabilme yılları boyunca ayda bir oluşan menstural periyodun (adet dönemi) bir parçası olan yumurtlama ile serbest bırakılırlar. Yumurtalık kistleri, yumurtalık üzerindeki foliküller (kesecikler) içerdikleri olgunlaşmış yumurtayı döllenmesi için döl yoluna bırakmamaları durumunda yumurtalıklar üzerinde oluşan sıvı dolu keseciklerdir.
Kistler olmaksızın PKOS görülmesi mümkün müdür?
Bu, üzerinde anlaşma sağlanamamış bir konudur. PKOS'lu birçok kadında overler (yumurtalıklar) polikistik oldukları halde, bazı doktorlar, diğer fiziksel semptomlara ve hormon anormalliklerine dayanarak bir kadına PKOS tanısı koymaktadırlar.
PKOS'un diğer semptomları nelerdir? PKOS'un diğer bazı semptomları şöyle sıralanabilir:
Seyrek âdet görme, hiç âdet görmeme ve/veya düzensiz kanama;
Seyrek yumurtlama (ovulasyon) ya da hiç yumurtlamama;
Örneğin testosteron gibi erkek hormon düzeylerinin yükselmesi;
Altı-oniki ay süreli korunmasız cinsel ilişki boyunca hamile kalamama (kısırlık);
Altı aydan uzun süren pelvik (alt karın bölgesi) sancısı;
Kilo kaybetme ya da obezite;
Diyabet, fazla miktarda insülin üretimi ve vücutta yetersiz insülin kullanımı;
Anormal lipid seviyeleri (yüksek ya da düşük kolesterol düzeyleri ve yüksek trigliserid düzeyi);
Yüksek tansiyon (14 / 9'un üzerinde);
Yüzde, göğüste, karında, el ve ayak parmaklarında aşırı kıllanma;
Erkek benzeri kellik ya da saç azalması;
Sivilce, yağlı ten ve kepek;
Boyunda, kasıklarda, koltuk altlarında ve deri katları arasında kalınlaşmış koyu kahverengi ya da siyah lekeler; ve
PKOS'un kesin nedenlerini hiç kimse bilmemektedir, ama genetik olup olmadığı üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca, PKOS'lu kadınların birçoğunda aynı zamanda diyabet de görüldüğü için, PKOS ile vücuttaki insülin üretme yeteneği arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar da yapılmaktadır. Yüksek insülin seviyelerinin, PKOS'un semptomlarını kötüleştiren androjen üretiminin artmasına katkıda bulunduğunu gösteren birçok kanıt vardır. Son olarak, akut mani, epilepsi tedavisinde uygulanan valproat tedavisinin PKOS semptomlarına neden olabilir ya da var olan semptomları kötüleştirebilir. İlaç değişimi bu rahatsızlığın kontrolüne yardımcı olabilir.
PKOS uzun süreli sorunlara neden olur mu?
Eğer PKOS'unuz varsa, muhtemelen tansiyonunuz yüksektir ya da diyabetiksinizdir. Bu, daha yüksek felç ve kalp krizi riski altında olduğunuz anlamına gelir.
Düzensiz âdet nedeniyle, PKOS olan kadınların kısır olma ( hamile kalamama) olasılıkları yüksektir. Bu kadınlar,
aynı zamanda, daha yüksek rahim ve meme kanseri riski taşırlar.
PKOS tanısı nasıl konur?
PKOS tanısının koyulması birçok adımdan oluşur. Doktorunuz, doğum kontrol yöntemleri ve hamilelikle ilgili bilgiler dahil olmak üzere âdet düzeniniz ve üretkenlik durumunuzla ilgili ayrıntılı tıbbi hikayenizi dinler. Ayrıca sizi pelvik (alt karın bölgesi) ve genel fiziksel muayeneden geçirir. Pelvik muayene sırasında, doktor yumurtalıklarınızdaki kistleri hissedebilir. Eğer kist bulunursa, doktorunuz, kistleri ve endometrumu( rahim mukozası) ayrıntılı olarak incelemek için vajinal ultrason uygulayabilir. Eğer doktorunuz sizde PKOS olduğundan şüphelenirse, hormon düzeylerini ölçmek için kan testi isteyebilir. PKOS'u olan kadınlarda, örneğin, testosteron gibi hormonların düzeyleri yüksek olabilir. Doktorunuz, aynı zamanda, şeker ve insülin direncini (vücutta yetersiz insülin kullanımı) öğrenmek için insülin ve glikoz düzeylerinizi de test edebilir. Son olarak, doktorunuz kolesterol ve trigliserid düzeylerini de belirlemek isteyebilir, çünkü bu değerler PKOS'u olan kadınlarda genellikle yüksektir. Doktor tanı koyduktan sonra, hastalığınızın en iyi şekilde nasıl tedavi ve kontrol edileceğine karar vermek üzere doktorunuzla işbirliği içinde olmalısınız.
PKOS doğurganlığı ve hamileliği nasıl etkiler?
PKOS, ovulasyonu (yumurtlamayı) önleyebileceği için, doğurganlığını da olumsuz olarak etkileyebilir. PKOS'u olan kadınların bazıları düzenli olarak âdet görebilir ama yumurtlamazlar. PKOS'u olan bir kadın, yumurtlamayı sağlamak için Klomifen gibi bir doğurganlık hapı ya da enjeksiyon yoluyla alınan bir ilaç kullanabilir. Yumurtlamanın gerçekleşmesine yardımcı olmak için, kadınlar insülin duyarlaştırıcı ilaçlar ya da steroidler (androjen düzeyini düşürmek için) alabilirler. Bazı araştırmalar, düşük dozlarda aspirin kullanımının, rahim mukozasındaki kan pıhtılaşmasını önleyerek ve kan akışını iyileştirerek, hamilelik şansını arttırdığını göstermiştir.
PKOS'u olan kadınlarda düşük yapma oranının daha yüksek olduğu (muhtemelen % 45 oranında) görülmektedir. Bunun nedenleri araştırılmaktadır. Progesteron salgılanmasına yardımcı olan Lütenize edici (lüteinleştirici) hormon (LH) seviyesinin yükselmesinin bir rolü olabilir. İnsülin ve glikoz seviyelerinin yükselmesi de embriyo gelişiminde problemlere neden olabilir. İnsülin direnci ve geç yumurtlama da (âdet döneminden sonraki 16. günde) yumurta kalitesini düşürebilir ve bu da düşüğe yol açabilir. PKOS'u olan kadınlarda düşüğü önlemenin en iyi yolu yumurtlamayı (ovulasyon) iyileştirmek için hormon düzeylerini ve kan şekeri, glikoz ve androjen düzeylerini normalize etmektir. Son dönemlerde birçok doktor bu soruna çözüm olması amacıyla metformin adlı ilacı yazmaktadır.
PKOS, glikoz düzeylerini yükselttiği için, PKOS'u olan hamile kadınların erken gestasyonel diyabet taraması (gebelik şekeri taraması) yaptırmaları gerekebilir. Gestasyonel diyabet, bir kadının glikoz kullanma yeteneği azaldığı ya da zayıfladığı zaman oluşur. Buna bağlı olarak bebeğin de glikoz ikullanma yeteneği bozulacaktır. Bu da bebeğin irileşmesine, akciğerlerin tam olarak gelişmemesine ve doğurma problemlerine yol açabilir. Dikkatle dengelenmiş bir diyet ve/veya insülin enjeksiyonu gestasyonel diyabet kontrolünde kullanılmakta olsalar da, yüksek insülin düzeylerinin de hasar yaratabileceğine ilişkin yeni kanıtlar vardır. Bazı doktorlar PKOS'u olan hamile kadınların hamilelik süresince metformin kullanmalarına izin verirken, diğer bazı doktorlar hamile kalmaya çalışan kadınlara bu ilacı yazmamaktadırlar. Metformin'in doğum kusurlarına neden olduğuna ilişkin hiçbir kanıt yoktur, ama bebek üzerindeki uzun vadeli etkileri bilinmemektedir. Kadınlar ve doktorları ilaç tedavilerinin risklerini ve yararlarını tartışmalıdırlar. Hamilelikten sonra, PKOS'u olan birçok kadın normal ve düzenli âdet görmeye başlar ve tekrar hamile kalmakta herhangi bir zorlukla karşılaşmayabilir.
PKOS, kadınlarda başka hastalık riski yaratır mı?
PKOS'u olan kadınlar çok sayıda başka hastalığa yakalanma riski altında olabilirler. Düzensiz âdet ve yumurtlama olmayışı kadınların, progesteron değil ama, estrojen hormonu üretmelerine neden olur. Endometriumun (rahim mukozasının) her ay parçalanarak, âdet görme şeklinde, akmasına neden olan progesteronun yokluğuyla, endometrium çok büyüyebilir ve hücre değişimlerine maruz kalabilir. Bu durum, endometrial hiperplazi adı verilen bir prekanseröz (kanser öncesi) oluşumdur. Eğer kalınlaşan endometrium tedavi edilmezse, uzun bir zaman dilimi sonrasında endometrial kansere (rahim kanseri) dönüşebilir. PKOS, aynı zamanda, insülin direnci (kas, karaciğer ve yağ dokusunun insüline olan cevabının azalması), Tip 2 diyabet, yüksek kolesterol, damar sertleşmesi (arteroskleroz), yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları gibi diğer hastalıklarla da bağlantısı olabilir.
Depresyon ya da duygusal salınımlar da PKOS'u olan kadınlar arasında yaygındır. Bu bağlantı hakkında daha çok araştırmaya ihtiyaç duyulmakla birlikte, depresyonun diyabetle olan ilişkisini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle, PKOS olgusunda, depresyon, insülin direnci ile ilişkili olabilir. Bu aynı zamanda hormonal dengesizliğin ve hastalığın kozmetik semptomlarının bir sonucu da olabilir. Sivilceler, saç dökülmesi ve diğer semptomlar kendini beğenmemeye yol açabilir. Kısırlık ve düşük de çok büyük stres oluşturabilir.Hormon dengesini yeniden sağlayan ilaçlar ya da antidepresanlar bu duyguların giderilmesine yardımcı olabilirler.
Herhangi bir tedavisi olmayan PKOS, daha başka sorunlara yol açmaması için kontrol altına alınmalıdır. PKOS semptomlarını kontrol etmek için kullanılan birçok ilaç vardır. Doktorların bu amaçla en yaygın olarak yazdıkları ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Doğum kontrol hapları âdeti düzenler, androjen düzeylerini düşürür ve aknelerin yok olmasına yardımcı olur. Doktorunuzu doğum kontrol hapının sizin için uygun olup olmadığını hangi tür hap kullanmanız gerektiğini sizinle konuşacaktır. Diğer ilaçlar kozmetik sorunlar konusunda yardımcı olabilirler. Kan basıncını ve kolesterolü kontrol altında tutmakta kullanılan ilaçlar da mevcuttur. Progestinler ve insülin duyarlaştırıcı ilaçlar, âdet dönemini başlatmak ve normal adet düzenini yeniden oluşturmak için kullanılabilirler. Dengeli bir diyet uygulamak ve sağlıklı bir kiloyu korumak PKOS semptomlarının azalmasına yardımcı olabilir. Düzenli egzersiz yapmak kilo vermekte yardımcı olabilir ve aynı zamanda vücudun kan şeker düzeylerini düşürmesine ve insülini daha verimli kullanmasına da katkıda bulunabilir.
İlk uygulanacak tedavi biçimi olarak önerilmese de, PKOS tedavisinde ''ovarian drilling'' adı verilen bir ameliyat da uygulanmaktadır. Bu işlem, hastaneye yatarak genel anestezi altında uygulanan laparoskopi ile yapılır. Göbeğin altında ya da üstünde çok küçük bir kesik açılır ve bir teleskop işlevi gören küçük bir aygıt bu delikten karın boşluğuna sokulur. Laparoskopi sırasında doktor, yumurtalığın küçük bir bölümünü yok etmek için, elektrik akımı taşıyan küçük iğnelerle yumurtalık üzerinde küçük delikler açar. Bu uygulamanın başarı oranı %50'den azdır ve yumurtalık üzerinde yapışma ya da yaralı doku oluşma riski vardır.