Dr. Ateş Karateke
İletişim Bilgileri

EMZİRME

Neden emzirmek zorundayım?

Anne sütünün hazır mamadan farkı nedir?

Bebeğinizi ne kadar süreyle emzirmek zorundasınız?

Bir bebek annesinin sütüne alerjik olabilir mi?

Emzirmek anneler için neden iyidir?

Emzirmenin başka kime yararı olur?

Bir kadının meme vermemesi gereken  herhangi bir dönem var mıdır?

Göğüs kanseri emzirme yoluyla (bebeğe) geçer mi?

Göğüs emplantları meme vermeyi etkiler mi?

Meme vermekle göze alınması gereken zorluklar nelerdir?

Çalışan bir anne hem meme verip hem dışarıdaki işine nasıl gidebilir?

Emzirirken ilaç almak güvenli midir?

Eğer emzirmeyi tercih edersem bunu yapmanın doğru yolu nedir?

Bebeğimin meme emerek yeterli süt içtiğini nasıl anlarım?


Neden emzirmek zorundayım?

Yirmi yıldan uzun süren araştırmalar sonucunda anne sütünün bebekler için en iyi ya da eksiksiz beslenme şekli olduğunu ve bebeği  bulaşıcı ya da bulaşıcı olmayan çok sayıda hastalığa karşı koruduğunu göstermiştir. Bu hastalıklardan bazıları ishal, solunum yolu enfeksiyonu, orta kulak enfeksiyonu, akciğer iltihabı (zatürree), idrar yolu enfeksiyonu, bağırsak iltihabı ve invasif (yayılmacı) bakteri enfeksiyonu olarak sayılabilir. Meme emen bebeklerin, ayrıca, enfeksiyonla mücadelede, hazır mama ile beslenen bebeklere oranla daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip oldukları ve bu bağlamda diyabet, karın hastalıkları, iltihaplı barsak hastalıkları, çocuk kanserleri, alerjiler ve astım gibi kronik çocukluk hastalıklarına yakalanma oranlarının düşük olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak meme emen bebeklerin hastaneye gitme oranı daha düşüktür. Buna ek olarak, bazı çalışmalar, anne sütünde bulunan yağ asiti türlerinin bebeklerde beynin daha iyi gelişmesini sağladığını ve böylece onlara daha erken görsel keskinlik ve algılama işlevi kazandırdığını öne sürmektedir.


Anne sütünün hazır mamadan farkı nedir?

Anne sütünün besin değeri hazır mamanınkinden çok daha yüksektir. İnsan sütü, insanın sindirim sistemi, beyin gelişimi ve büyümesi için tam olarak doğru miktarlarda yağ, şeker, su ve protein içerir. İnek sütünün içerdiği protein tipi, muhtemelen, buzağılar için yararlı olabilir ama insan yavrusu bu sütü hazmetmekte bir takım güçlükler çekebilir. Biberonla beslenen bebekler meme emen bebeklerden daha şişman olma eğilimi gösterirler, ama bu onların mutlaka daha sağlıklı oldukları anlamına gelmez.

Anne sütü, aynı zamanda, immünolojik ajanlar (bağışıklık kazandırıcı etmenler) ya da hastalıklara karşı annenin ürettiği antikorları (bağışıklık maddelerini) içermektedir. Bu antikorlar anneden bebeğe geçerek bakterilere, virüslere ve parazitlere karşı mücadele ederler. Anne sütündeki anti-enflamatuvar (iltihaba karşı) ajanlar, enfeksiyonlara karşı  vücut bağışıklık sisteminin düzenli yanıt vermesine yardımcı olurlar. Ayrıca meme emen bebeğin sindirim sisteminde büyük miktarda lactobacillus bifidis adı verilen ve zararlı organizmaların gelişmesini önleyen yararlı bir bakteri bulunur. Bebeğin bağışıklık sistemi, 2 yaşına kadar gelişimini tamamlamadığı için, anne sütü, hazır mamalarla beslenen bebeklerin sahip olmadığı bir avantaj sağlar. Doğrudan göğüsten alınan anne sütü sterildir ve hiçbir zaman, kirlenmiş sulardan ya da temiz olmayan biberonlardan, bebeğin ishal olmasına neden olabilecek mikroplar kapmaz.


Bebeğinizi ne kadar süreyle emzirmek zorundasınız?

Emzirme ile ilgili yeni yayınların tümü, bebeklerin yaşamlarının tercihen ilk dört-altı ayında, ideal olarak ilk bir yılı boyunca, yalnızca anne sütüyle beslenmelerini önermektedir. Yaşamlarının ilk birkaç ayında yalnızca anne sütüyle beslenen bebekleri enfeksiyonlara karşı son derece güçlü bir biçimde korunurlar. Yaşamlarının ikinci altı ayında anne sütüyle beslenen bebekler de enfeksiyonlara karşı korunmalıdırlar ve emzirme süresinin daha da uzun tutulması daha da güçlü bir koruyucu etki sağlayabilir.

Anne sütünün kabul edilebilir tek alternatifi hazır bebek mamasıdır.  Amerikan Pediatri Akademisi’nin hazırladığı temel ilkelerde, bebek 4 -6 aylık olduğunda, anne sütüne ek olarak katı yiyeceklerin verilebileceği belirtilmektedir. İlk altı ayda, anne sütüyle beslenen bebekler için su, meyve suyu ve diğer gıdalar genel olarak  gereksizdir. Bebek bir yaşını dolduruncaya kadar ya anne sütüyle ya da hazır mamayla beslenmeli, inek sütü kullanılmamalıdır.


Bir bebek annesinin sütüne alerjik olabilir mi?

Anne sütü hazır mamalarda bulunmayan en az 100 farklı bileşen içerir. Sağlıklı bebekler annelerinin sütüne karşı alerjik değillerdir, bununla birlikte annenin yediği bazı şeylere tepki gösterebilirler. Eğer anne bu yiyeceği beslenme rejiminden çıkarırsa sorun, genellikle, kendiliğinden çözülür.

Bebek anne sütüyle hazır mama arasındaki farkı anlar mı?

Birçok psikolog emzirilen bebeklerin, özellikle meme emme sırasında tensel temas olduğunda, annenin varlığından ve sıcaklığından aldıkları güven duygusundan hoşlandıklarına inanmaktadır. Biberonla beslenen bebeklerin anne ve babaları, beslenme sırasında biberonu, hiçbir insan teması olmaksızın bebeğin ağzına sokma eğiliminde olabilirler. Ama meme veren bir anne gün boyunca bebeğini birçok kez kucaklamak zorundadır. Böylece, emzirme, yalnızca bebeği beslemenin çok daha ötesinde anlam taşıyan bir eyleme dönüşür; bir sıcaklık ve rahatlık kaynağı haline gelir.


Emzirmek anneler için neden iyidir?

Emzirmek, bebekler için olduğu kadar yeni anneler için de iyidir. Sterilize edilecek biberon ve satın alınması,ölçülmesi ve karıştırılması gereken mama söz konusu değildir. Ayrıca, meme veren bir anne için hamilelikte alınan kiloları vermek daha kolay olabilir, çünkü emzirme fazladan kalori harcamayı gerektirir. Laktasyon (emzirme), ayrıca, rahmin daralarak orijinal boyutlarına geri dönmesini sağlar ve doğum sonrası kanamaları azaltır. Bunun yanı sıra, emzirme menopoz öncesi göğüs kanseri ve yumurtalık kanseri riskini da azaltabilir.

Meme veren anne, ihtiyacı olan dinlenmeyi ihmal etmemelidir; aksi takdirde süt üretimi azalacaktır. Her emzirmeden birkaç saat önce oturmalı ve ayaklarını havaya kaldırmalı ve gevşemelidir. Geceleyin emzirmek kolaydır. Anne, biberon için uyku sersemi sendeleyerek buzdolabına gitmek ve bebek ağlarken mamayı ısıtmak zorunda değildir. Anne, eğer yatıyorsa, bebeğini emzirirken kestirebilir.

Emzirmek, aynı zamanda, doğanın doğum kontrol yöntemidir –çok güvenilir olmasa da. Sık emzirme, yumurtlamayı baskı altında tutar, emziren bir annenin yumurtlama, adet görme ve hamile kalma olasılığını azaltır. Bununla birlikte, bunda hiçbir garantiden söz edilemez. Daha çok çocuk istemeyen anneler emzirme sırasında bile doğum kontrol yöntemleri kullanmalıdırlar. Diğer tüm bariyer (engelleme) yöntemleri gibi, hormon enjeksiyonu ve implantlar da emzirme sırasında güvenle uygulanabilir. Doğum kontrol haplarının üzerindeki etikette, östrojen bebekler için zararlı olabileceğinden, bebek sütten kesilinceye kadar, eğer mümkünse, bir başka doğum kontrol yönteminin kullanılması gerektiği yazılıdır. Emziren anneler için tek güvenli doğum kontrol hapı, ‘‘mini hap’’ olarak da bilinen salt progesteron içeren doğum kontrol haplarıdır. Hem progesteron hem de östrojen içeren diğer doğum kontrol haplarının aksine, mini haplar yalnızca progesteron içerirler ve bu nedenle annenin süt üretimini etkilemezler.

Emzirme, aynı zamanda, ekonomiktir. Emziren annenin iştahı çok artsa ve fazladan kalori tüketse de, ‘‘ekstra’’ yemek, onun için hazır mama almaktan daha az pahalı olacaktır. Emzirme, olabilecek en besleyici gıdayı sağlarken para tasarrufuna da yardımcı olur.


Emzirmenin başka kime yararı olur?

Emzirme yalnız bebekler ve anneler için değil, aynı zamanda, aile, sağlık sistemi, patronlar ve bir bütün olarak tüm ulus için yararlıdır. Eğer gerekiyorsa, göğüs pompası donanımının maliyetini hesaba kattıktan sonra bile, aileler hazır mamalar için harcamak zorunda kalacakları paranın büyük bir bölümünü tasarruf edebilirler. Çünkü meme verilen çocuklar daha az hastalanırlar, doktora daha az götürülürler, ilaçlar için daha az para harcanır, hastane harcamaları daha az olur. Bu, genel anlamda, tüm ulusun sağlık giderlerinin daha az olmasıyla sonuçlanır. Şirketlerde, hazırlanan Laktasyon (emzirme) programlarıyla, absenteizm (işten geri kalma) oranı ve sağlık maliyetleri azalır ve verimlilik yükselir.


Bir kadının meme vermemesi gereken  herhangi bir dönem var mıdır?

Soğuk algınlığı, grip, deri enfeksiyonları ya da diyare gibi çok yaygın hastalıklar emzirme yoluyla (bebeğe) geçmez. Aslında, eğer annenin bir hastalığı varsa, anne sütü bebeğin bu hastalıktan korunmasına yardımcı olacak antikorlar içermektedir.

Bununla birlikte, anne sütüyle (bebeğe) geçebilen virüsler vardır. AIDS’e neden olan HIV virüsü bunlardan biridir. HIV pozitif, yani HIV taşıyıcısı, olan bir anne meme vermemelidir. Ayrıca, insan T hücreli lösemi virüsü (insan T-lenfotropik virüsü: HTLV-1) taşıyan anneler de, virüsün çocuğa geçme riski nedeniyle, meme vermemelidir. Eğer annenin meme uçları çatlamış ya da kanıyorsa, Hepatit C de emzirme yoluyla bebeğe geçme riski taşıyan bir başka virüstür. Eğer meme uçlarında sözü edilen bu sorun yoksa, Hepatit C için biberonla besleme ile emzirme aynı riski taşır.

Galaktosemi (galaktozun glikoza dönüştürülememesinden kaynaklanan bir metabolizma bozukluğu) adı verilen arazla doğmuş olan bebekler galaktozu (memelilerin sütünde bulunan bir şeker türü)  metabolize edemezler ve bu nedenle bitki türevi olan hazır mamalarla beslenmek zorundadırlar. Fenilketonüri (PKU; bir aminoasit metabolizması bozukluğu) ile doğan bebekler anne sütü ile beslenebilirler, ama bunun gerçekleştirilmesi için özel klinik bakım gerekir.


Göğüs kanseri emzirme yoluyla (bebeğe) geçer mi?

Göğüs kanseri emzirme yoluyla (bebeğe) geçmez. Göğüs kanseri geçirmiş olan kadınlar genellikle kanserden etkilenmemiş göğüsten emzirirler. Hamilelik sırasında üretilen hormonların ve laktasyonun (emzirmenin) göğüs kanserini tetikleyebileceğine ilişkin bir takım kaygılar bulunmaktadır, ama bu henüz kanıtlanmamıştır. Bununla birlikte, çalışmalar, meme veren kadınların daha sonra göğüs kanserine yakalanma riskinin azaldığını göstermiştir.


Göğüs implantları meme vermeyi etkiler mi?

 Göğsüne implant yerleştirilmiş olan kadınların meme vermesinin bebeği etkileyip etkilemediği bilinmemektedir. İmplant taşıyan birçok kadın başarılı bir biçimde meme vermektedir. Meme küçültme ameliyatı (redüksiyon mammoplastisi) geçirmiş olan kadınlar, eğer glandular doku (süt üreten lopçuklar ve süt kanallarından oluşan doku) alınmışsa ya da bu dokuyla meme uçları arasındaki bağlantı kesilmişse, emzirmeleri mümkün olmayabilir.


 Meme vermekle göze alınması gereken zorluklar nelerdir?

Sağlık açısından sağladığı tüm yararlara karşın, emzirme bir takım zorlukların göğüslenmesini de gerektirebilir. İlk haftalarda, eğer doğru olarak uygulanmazsa, acı verebilir. Eğer anne, bebeğinin aerolayı (meme ucunun etrafındaki kahverengi halka, ayla) değil de, meme ucunu kavramasına izin verirse, meme uçları ağrımaya başlar ya da çatlar. Meme veren annelerin göğüslerinde bebeklerini biberonla besleyen annelerin göğüslerine oranla daha fazla süt toplanır ve şişme olur (angorjman) ve bu da göğüslerin sertleşmesine ve ağrı yapmasına neden olur. Meme veren anneler, bebek istediği zaman emzirerek olduğu kadar, bebeğin meme ucunu kavraması bağlamında uygun emzirme pozisyonları kullanarak da göğüslerdeki ağrılı şişme riskini azaltabilirler. Ağrılı süt dolgunluğu sık emzirmekle, göğüslere masaj yapmakla ve emzirme aralarında sıcak ya da soğuk kompres yapmakla giderilebilir. Meme veren kadınlar, aynı zamanda süt kanallarının tıkanması sorunu yaşayabilirler ve bu da ağrılı bir meme iltihabı olan mastitis’e yol açabilir. Emzirme sırasında karşılaşılan sorunların çoğu evde çözülebilirken, mastitis acil tıbbi müdahale gerektirir.

Bir başka olası zorluk, emzirmenin yaşam tarzınızı etkileyebilmesidir. Meme veren bir kadın, her ortamda ve her koşulda emzirmesine olanak tanıyan giysiler giymelidir. Beslenme şekline özel bir özen göstermeli ve bebeğe dokunabilecek yiyeceklerden kaçınmalıdır. Sigara içmeyi bırakmalı ve kullanmakta olduğu ilaçlara devam edip etmeyeceğini doktoruyla konuşmalıdır. Alkol alımını sınırlandırmalıdır, çünkü alkol anne sütünde ortaya çıkmaktadır.


Çalışan bir anne hem meme verip hem dışarıdaki işine nasıl gidebilir?

Doğumdan hemen sonra işe dönmeyi planlayan kadınlar, eğer meme vermek istiyorlarsa, çok dikkatli plan yapmak zorunda kalacaklardır. Eğer yaptığı iş uygunsa, çalışan anne günde birkaç kez sütünü pompa ile çekebilir ve daha sonra bebeğine biberonla vermek üzere buzdolabında saklayabilir ya da dondurabilir. Ya da, bazı çalışan anneler emzirmeyi gece ve hafta sonlarında yapıp iş günlerinde hazır mama verebilirler. Annenin süt üretimi bu dönüşümlü programa uyum gösterebilir.

Eğer iş yerinde bir Laktasyon (emzirme) programı yoksa, çalışan anne yöneticilerine ya da çalıştığı yerin İnsan Kaynakları departmanına gereksinimlerinin karşılanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılması için talepte bulunmalıdır. Meme veren çalışan bir annenin sütünün pompa ile boşaltabileceği kendine ait, temiz, rahat bir ortama, sütü saklayabilmesi için uygun bir yere, sütü pompa ile boşaltabilmek için gün boyunca yeterli sayıda

molaya, daha esnek bir çalışma programına ve ideal olarak, iş yerinde bebek bakımı hizmetine ihtiyacı vardır.


Emzirirken ilaç almak güvenli midir?

İlaçların birçoğu meme veren anneler üzerinde denenmemiştir, bu nedenle verilmiş bir ilacın emzirilen bebeği nasıl etkileyeceğini tam olarak hiç kimse bilmemektedir. Bununla birlikte, çok az sayıda sorun bildirildiği için, yalnızca gerektiğinde ve ölçülü olarak kullanılan reçetesiz  ve reçeteli ilaçların birçoğunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.

Hatta epilepsi, diyabet ve yüksek tansiyon gibi ciddi hastalıklar için her gün ilaç almak zorunda olan anneler bile genellikle meme verebilirler. Bunun için önce bir pediatrist ile görüşmek gereklidir. Bebeğin söz konusu ilaçtan etkilenmesini en aza indirgemek için, anne ilacı hemen emzirdikten sonra ya da bebek uyumadan önce alabilir.

Emzirme ile GENEL OLARAK uyumlu ilaçlar:

asetaminofen (parasetamol) (örneğin, Tylenol), 

birçok antibiyotik,

antiepileptikler (bununla birlikte bir tanesi, primodone, dikkatle verilmelidir),

antihistaminlerin birçoğu,

ölçülü alkol (büyük miktarda alkol, bebekte baş dönmesi, güçsüzlük ve aşırı kiloya yol açabilir),

antihipertensiflerin birçoğu,

aspirin (dikkatle kullanılmalıdır),

kafein (içeceklerde ve yiyeceklerde ölçülü miktarlarda),

kodein,

dekonjestanlar (burun açıcılar),

ibuprofen (örneğin, advil),

insülin,

kinin,

tiroid ilaçları

Emzirme sırasında GÜVENLİ  OLMAYAN  ilaçlar:

1. Emzirmeye birkaç gün ya da hafta ara veren anneler bazı ilaçları kullanabilirler. Sütün devamını sağlamak için,  bebeğini önceden dondurulmuş anne sütüyle ya da hazır mama ile beslerken, ilaç kullandığı süre boyunca sütünü pompa ile boşaltarak atar. Bu uygulamaya bazı diyagnostik (tanı koyucu) testler için kullanılan Gallium-69, Iodine-125, Iodine-131, Technetium-99m, antimetabolitler ve bazı kanser kemoterapi ajanları da dahildir.

2.  Bazı ilaçlar vardır ki, meme veren anne bu ilaçları kullanmakla emzirmek arasında bir tercih yapmak zorunda kalır. Emzirme süresince asla alınmaması gereken bu ilaçlar:

Bromocriptine (Parlodel): Parkinson hastalığında kullanılan bir ilaç. Bu ilaç annenin süt miktarını azaltır.

Kanser kemoterapi ilaçlarının birçoğu: Bu ilaçlar annenin vücudundaki hücreleri öldürdüklerinden, bebeğe de zarar verebilirler. Bunlara örnek:

Cyclophosphamide: Bebeğin bağışıklık sisteminin etkisizleştirebilir; büyüme üzerinde bilinmeyen etkisi vardır; karsinojenesis (kanser oluşumu) ve nötropeni (kanda nötrofil lokositlerinin azalması) ile ilgisi vardır.

Doxorubicin: Bebeğin bağışıklık sisteminin etkisizleştirebilir; büyüme üzerinde bilinmeyen etkisi ve karsinojenesis (kanser oluşumu) ile ilgisi vardır.

Ergotamine (migren baş ağrıları için): Bebekte kusmaya, ishale ve konvülsiyona (adalelerin istem dışı       kasılması) neden olur.

Lithium (manik depresif hastalıklar için): İnsan sütüyle dışarı atılır.

Methorexate (artirit –eklem romatizması– için): Bebeğin bağışıklık sisteminin etkisizleştirebilir; büyüme üzerinde bilinmeyen etkisi ve karsinogenesis  (kanser oluşumu) ile ilgisi vardır; nötropeni ile ilgilidir.

Cyclosporine [ağır artiritler ve psoriasis ( cilt hastalığı), aplastik anemi, Chron Hastalığı

(bölgesel kolit) ve böbrek hastalıkları için ve organ nakli ameliyatlarından sonra): Bebeğin bağışıklık sisteminin etkisizleştirebilir; büyüme üzerinde bilinmeyen etkisi ve karsinojenesis (kanser oluşumu) ile ilgisi  vardır.

3. Uyuşturucular: Kokain ve PCP gibi uyuşturucular bebeği zehirleyebilir.  Anfetaminler, eroin ve marihuana gibi diğer uyuşturucu ilaçlar aşırı duyarlılık, uyku bozuklukları, titreme ve kusma gibi semptomlara neden olabilirler. Bebekler bu ilaçlara bağımlı hale gelir.

4. Sigara içmek: Emziren anneler sigara içmemelidir. Nikotin, bebekte kusmaya, ishale ve huzursuzluğa yol açabilir, aynı zamanda annenin süt üretimini de azaltır. Sigara içen ya da pasif içici durumundaki emziren annelerde ani bebek ölümleri (SIDS: Sudden Infant Death Syndrome) riski artar ve bebeklerde solunum yolu ve kulak enfeksiyonları sıklaşabilir. Bununla birlikte, sigarayı bırakamayan ya da bırakmayan anneler için emzirme, yine de, önerilebilir, çünkü anne sütünün sağladığı yararlar, nikotine maruz kalma riskine baskındır.

5. Meme emen bebek üzerindeki etkileri bilinmemekle birlikte kaygı duyulan ilaçlar:

Antianksiyete İlaçları:

Diazepam, Lorazepam, Midazolam, Perphenazine, Prazepam, Quazepam, Temazepam.

Antidepresan İlaçlar:

       Amitriptyline, Amoxapine, Desipramine, Dothiepin, Doxepin, Fluoxetine, Fluvoxamine, Imipramine,Trazodone.

Antipsikotik İlaçlar:

Chloropromazine Galactorrhea, Chloroprothexine, Haloperidol, Mesoridazine, Chloramphenicol, Metoclopramide, Merkezi Sinir Sitemini bloke edici (Dopaminerjik) ajanlar, Metronidazole, Tinidazole.


Eğer emzirmeyi tercih edersem bunu yapmanın doğru yolu nedir?

FDA’ya göre, aşağıdaki öneriler, emzirmenin hem anne hem de bebek için zevkli bir deneyime dönüşmesine

Yardımcı olmaktadırlar:

1. Erken başlayın: Emzirme, eğer mümkünse, doğumdan sonraki bir saat içinde, bebek uyanık ve emme isteği güçlü olduğunda, başlamalıdır. Anne henüz yeterli süt üretemiyor olsa bile, göğüsler, kolostrom (doğumdan sonra ilk gelen az kazein ve çok albüminli süt) adı verilen kıvamlı sarımtırak ve hastalıklara karşı antikor içeren sıvı ile doludur.

2. Uygun konumlarda meme verin: Bebeğin ağzı iyice açılmış olmalıdır. Meme ucunu bebeğin ağzına mümkün olduğu kadar derine soktuktan sonra, bebeğin dudaklarının ve diş etlerinin yalnız meme ucunu değil aerolayı da sarmasını sağlayın. Bu, annenin ağrılarını en aza indirgeyecektir. Bir hemşire, ebe ya da bir başka güvenilir kimse anneye en rahat konumu bulmasında yardımcı olabilir.

3. Bebek istedikçe meme verin: Yeni doğan bebeklerin, açlık işaretleri gösterdikleri her an, en az iki saatte bir ve bir programa bağlı olmaksızın, sık emzirilmeleri gerekir. Açlık işaretleri arasında uyanıklık ve artan aktivite, ağızla  yiyecek aranması sayılabilir. Ağlamak, açlığın en son göstergelerinden biridir. Yeni doğan bir bebek her 24 saatte, 8-12 kez, ve genellikle her emzirme 10-15 dakika olacak şekilde doyuncaya kadar emzirilmelidir. 

Doğumdan sonraki ilk haftalarda,  emme isteği göstermeyen bebekler son emzirmenin üzerinden 4 saat geçmişse yeniden meme vermek üzere uyandırılmalıdır. Böylece annenin memesi daha çok süt üretmek üzere uyarılmış olacaktır. Daha sonra, bebek, önceden daha kolaylıkla kestirilebilecek bir emme düzeni oluşturabilir. Anne sütü hazır mamadan daha kolay sindirilebildiği için, meme emen bebekler hazır mamayla beslenenlere oranla daha sık yerler.

4. Hiçbir tamamlayıcı madde kullanmayın: Meme emen bebeklerin şekere, suya ya da hazır mama takviyesine ihtiyacı yoktur. Bunlar onun meme emme isteğini engelleyebilir ve böylece annenin süt üretimi azalır. Bebek ne kadar çok emerse anne de o kadar süt üretir.

5. Suni memeyi geç verin: Bir yenidoğan emmeyi öğrenmek zorundadır. Yapılacak en iyi şey, emzik vermeden önce bebeğin doğru emmeyi öğrenmesi için zaman tanımaktır. Suni memeler gerçek meme uçlarına göre daha farklı bir emme şekli gerektirirler. Aynı şekilde, biberon emziklerini emmek de ilk günlerde bazı bebeklerin kafasını karıştıracaktır.

6. Hava ile kurutma: Doğumdan sonraki ilk dönemde ya da meme uçları sertleşinceye kadar, anne, her emzirmeden sonra, daha sonra enfeksiyona yol açabilecek çatlamaları önlemek için meme uçlarını hava ile kurutmalıdır. Bu uygulamaya karşın meme uçları çatlarsa, anne, onları kendi sütüyle ya da başka bir doğal nemlendiriciyle kaplamalı ve böylece iyileşmelerine yardımcı olmalıdır. E vitamini ve lanolin yaygın olarak bu amaçla kullanılmaktadır, ama bazı bebekler bu iki maddeye alerjik tepki gösterebilirler. Emzirmenin uygun pozisyonda yapılması meme uçlarının ağrımasını önlemekte yardımcı olabilir. Eğer annenin meme uçları çok ağrıyorsa, bunun nedeni meme ucunun bebeğin ağzına yeterince girmemiş olması olabilir.

7. Enfeksiyonlara dikkat edin: Meme enfeksiyonunun semptomları ateş, iltihap, memelerde ağrı ve kızarmadır. Bu durum derhal tıbbi bakım gerektirir.

8. Memelerde angorjman’a (süt toplanmasına) hazır olun: Yeni doğum yapmış bir anne genellikle çok miktarda süt üretir ve bu da birkaç güm için memelerin büyümesine, sertleşmesine ve ağrımasına yol açar. Bu süt toplanmasını gidermek için, vücudu yalnızca bebeğin ihtiyacı kadar süt üretmeye başlayıncaya kadar, bebeğini her istediği zaman ve sık sık emzirmelidir. Bu arada, anne, göğüslerine sıcak ve ıslak kompres uygulayabilir ve acıyı azaltmak için ılık banyo yapabilir. Ayrıca, emzirmeden önce elle ya da pompa ile bir miktar süt boşaltabilir. Ağır angorjmanlarda sıcaklık yardımcı olmayabilir. Bu durumda, anne bir miktar süt boşalttıktan sonra soğuk kompres uygulayabilir. Emzirme aralarında kullanılan buz torbaları rahatlatabilir ve şişliği azaltabilir. Angorjmandan kaynaklanan ağrı bebeği farklı pozisyonlarda emzirmekle ya da göğüslere kolların altında meme uçlarına doğru masaj yapılarak da azaltılabilir. Bu, ağrının azalmasına ve süt akışına yardımcı olacaktır. Doktorunuzun onayı olmadan hiçbir ilaç almayın. Asetaminofen –parasetamol– (örneğin, Tylenol) ağrıyı giderebilir ve emzirme sırasında zaman zaman güvenle kullanılabilir.

9. doğru beslenin, dinlenin: İyi ve kalitesi yüksek bol miktarda süt üretebilmek için, emziren anne, günde 500 ‘‘ekstra’’  kalori sağlayan dengeli bir diyet uygulamalı ve altı-sekiz bardak sıvı tüketmelidir. Bunun yanı sıra, yorgunlukla şiddetlenen meme enfeksiyonlarını önlemek için olabildiğince çok dinlenmelidir.


Bebeğimin meme emerek yeterli süt içtiğini nasıl anlarım?

Bebeklerin yeme ve bezlenme alışkanlıkları çeşitlilik gösterir, ama Amerikan Pediatri Akademisi meme veren annelere bebeklerinin yeterince süt içtiğini gösteren belirli bazı işaretleri gözlemlemelerini tavsiye etmektedir.

Bu işaretler aşağıdaki gibidir:

bebeğin yaşına bağlı olarak, günde en az altı ıslak bez ve iki ya da beş kez yumuşak sarı renkli kaka. Kakalar yumuşak ve sarımtırak olmalıdır. Beyaz ya da çamur rengi olmamalarına dikkat edin.)

bir haftalık olduktan itibaren düzenli kilo alımı.

koyu sarı ya da turuncu renkli olmayan, açık sarı idrar.

rahat uyuma, ama uyanıkken tetikte ve sağlıklı görünme.