''DOKTORU ARAMALI MIYIM?''

Hamileliğinizin son ayında vücudunuzda çarpıcı değişiklikler olacaktır. İşte, normal ve normal olmayan değişiklikler.
3üncü üç aylık döneme başladığınızda -28 hafta sonra- hamileliğiniz sırasında nasıl rahat edeceğinizi artık öğrenmiş olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ama vücudunuzdaki değişiklikler hâlâ devam etmektedir ve kısa bir süre sonra kendisini doğum için hazırlamaya başlayacaktır.
Aşağıda, hamileliğin son dönemlerindeki ağrılar, sancılar ve diğer rahatsızlıklarla ilgili olarak bebek bekleyen annelerin en çok sordukları soruların yanıtlarını bulacaksınız.
Bebeğimin hareketlerini neden yazılı olarak kaydetmek zorundayım?
Bebek hareketleri bebek sağlığının önemli bir göstergesidir. Azalan hareketlilik bebeğinizin yeterli oksijen ya da gıda alamadığı anlamına gelebilir. Eğer bebeğiniz yemek yedikten sonraki 2 saat içinde en az 0n kez hareket etmezse haber vermeniz gerekmektedir.
Doğum öncesi muayenelerde, genellikle her ziyarette bebeğin hareketlerinin nasıl olduğu sorulacaktır. Genellikle ''tekme sayısı'' olarak adlandırılan bu kayıtları tutmanın birçok yöntemi vardır. Genel olarak, amaç, günde iki ya da üç kez bir saat içinde dört ya da altı hareket ya da yemek yedikten sonraki 2 saat içinde en az on hareket sayabilmektir.
Tekme sayısını saymak için en iyi zaman, bebeğinizin en hareketli olduğu zamana bağlı olarak, yemekten hemen önce ya da sonradır. Birçok anne adayı tekmeleri saymadan hemen önce bir bardak süt ya da meyve suyu içmenin ve tekmeleri sayarken yan yatmanın yardımcı olduğunu düşünmektedir. Bebeğin hareket seviyesini azaltabilecek durumlardan bazıları annenin aşırı yorgun ya da stresli olması, su kaybı, yetersiz beslenme, dinlenirken ya da uyurken sırt üstü yatma ve uzun süre ayakta durma ya da yürümedir.
Ayaklarımın ve ayak bileklerimin bazen şişmesinin normal olduğunu biliyorum, ama ellerim öyle şişkin ki yüzüklerimi çıkaramıyorum ve eşim gözlerimin de çok şişkin göründüğünü söylüyor. Dört gün sonra doğum öncesi kontrol için randevum var, ama eşim şimdi aramamı istiyor.
Bebek bekleyen birçok anne hamileliklerinin son döneminde yüzüklerinin artık parmaklarına girmediğini görür. Bu durum kilo almaya ya da ellerde su toplanmasına bağlı olabilir. Eğer ellerinizdeki, yüzünüzdeki ya da göz çevrelerinizdeki şişkinlikler, ya da ödem, pozisyonunuzu, hareketlerinizi değiştirdiğinizde ya da sıcak, nemli bir yerden soğuk, kuru bir yere geçtiğinizde azalmıyorsa ya da kaybolmuyorsa, derhal arayın; tansiyonunuz çok yüksek olabilir.
Tüm sağlıklı hamile kadınlarda zaman zaman şişlikler görülebilir, bazı hücrelerinin içinde ve arasında fazladan sıvı birikebilir. Kan hacmi hamilelik sırasında yüzde 40 ya da 45 oranında artar.
Bacaklarınızın, ayak bileklerinizin ve ayaklarınızın şişmesinin nedeni yer çekimidir; kanı vücudun alt bölümlerinden kalbe götüren damarlar hamilelik sırasındaki kan hacmi artışıyla bazen uyum sağlayamazlar. Bu sorun, bebeğin, rahmin, plasentanın ve amniyon ( ceninin saran en iç zar) sıvısının ağırlığının kanı kasık bölgesinden yukarı doğru götüren damarlar üzerindeki baskısı nedeniyle daha da artar. Ayakta durduğunuzda, yürüdüğünüzde ya da uzun süre oturduğunuzda şişkinliklerin arttığını fark edersiniz.
Eğer kolunuz üzerinde baskı oluşacak bir konumda yatarak uyuduğunuz ya da kollarınızı uzun süre sarkıttığınız zamanlarda da ellerinizde ödem oluşabilir.
Arkaya yaslanarak dinlenmek ya da vücudun şişkin kısımlarını yükseğe kaldırmak bu şişlikleri genellikle azaltır. Dinlenerek ya da şişkin kısımları yükseğe kaldırarak iyileşen şişmelere ''geçiçi ödem'' denir, çünkü bu ödem türü vücudun konumuna bağlıdır. Pozisyon değiştirmekle geçmeyen şişlikler ''ısrarlı ödem'' olarak bilinir.
Günde iki kez ikişer saat yan yatarak dinlenmekle ve sekiz-on bardak sıvı tüketmekle şişkinlikleri önleyebilir ya da azaltabilirsiniz. Tüketilecek sıvı için en iyi seçim su, süt, meyve suları ve limonatadır.
Bazen, aşırı sıvı toplanması gözle görülmez, tek belirti kilonuzun birden artmasıdır. Israrlı ödem gibi, bu tür sıvı toplanması da yüksek tansiyonun göstergesi olabilir, bu yüzden hamileliğinizin son üç aylık döneminde haftada 1 Kg'dan fazla kilo alırsanız, doktorunuz bu durumu gözlem altında tutacaktır. Yüksek tansiyonun bildirilmesi gereken diğer belirtileri arasında ısrarlı ve şiddetli baş ağrısı; idrarda ani ve büyük miktarda azalma; ve parlak ışık ya da siyah noktalar, bulanık ya da kısıtlı görüş gibi görme sorunları bulunmaktadır.
Arada bir kasıklarımdan karnımın yan tarafına doğru keskin bir sancı hissediyorum. Bu kaygılanmam gereken bir durum mu?
Karnın yan taraflarında zaman zaman, kısa süreli, keskin sancılar hissedilmesi hamileliğin son dönemlerinde yaygın olarak görülen bir durumdur. Bu sancının nedeni yuvarlak ligamanlarda (rahmi desteklemeye yardımcı olan ve lifli dokudan oluşan iki güçlü bağ) oluşan bir spazm ya da kramptır.
Hamile olmayan kadınlarda yuvarlak ligamanlar kısadır, çünkü rahim küçüktür. Hamilelik sırasında ligamanlar büyür ve rahim boyunca uzar. Sonuç olarak duyarlılıkları artar ve ani hareket ettiğinizde, yatarken oturduğunuzda ya da kalktığınızda, belden dönüşler yaptığınızda ve hatta hapşırdığınızda bu bağlarda kramp oluşabilir. Yuvarlak ligaman sancısını önlemek için ani ve keskin hareketlerden kaçının ve pozisyon değiştirirken yavaş hareket edin. Ara sıra gelen yuvarlak ligaman sancılarını gidermek için, sancıyan tarafa doğru belinizi yavaşça bükün.
Karnın yan tarafındaki sancının nedeni genellikle yuvarlak ligamanlar olsa da, bu aynı zamanda plasenta kopması (plasentanın prematüre olarak ayrılması) ya da apandisit gibi daha ciddi bir sorunun belirtisi olabilir. Eğer bu sancı beş dakikadan daha uzun sürerse ya da rahmin sertleşmesi, kanlı ya da sulu vajinal akıntı olması, bitkinlik, bulantı, baş dönmesi, nemli ve soğuk cilt, omuz ağrısı ve aşırı iç sıkıntısı gibi belirtilerden biriyle ya da daha fazlasıyla birlikte gelirse derhal arayın.
Son birkaç gündür karnımın en alt kısmında ve vajinamda şiddetli ve rahatsız edici bir baskı hissediyorum. Bebeğimin doğumuna üç hafta daha var, ama bazen vajinama doğru şiddetle itiyormuş gibi geliyor bana.
Bebek bekleyen birçok anne hamileliğinin son üç ayında bu rahatsız edici duyguyu yaşar. Bu genellikle normal bir durum olmakla birlikte, eğer bu basınca şiddetli sancı, vajinal kanama, sulu akıntı ya da beş dakika ya da daha kısa aralıklarla gelen rahim kasılmaları eşlik ediyorsa aramanız gerekir.
Eğer bu uyarıcı belirtilerden hiçbiri görülmüyorsa, sizin rahatsızlığınız muhtemelen bebeğinizin, rahmin, plasentanın ve amniyon sıvısının artan ağırlığını taşımaktan kaynaklanmaktadır. Karnınızın alt bölümlerindeki rahatsızlığın oluşma nedeni bebeğin leğen kemiğine, bu kemikle bebeğin başı arasındaki tutucu sinirlere ve kaslara baskı yapmasıdır. Bebek aynı zamanda kanı leğen ve vajina bölgesinden dışarı taşıyan damarlar üzerine de baskı yapar ve sonuç olarak bu damarlar şişer ve kanla dolar. Bu bölge sanki çürümüş gibi duyarlı ve ağrılı olur.
Bebeğin ağırlığını taşımaya yardımcı olan karın kasları daha önceki hamilelikler ya da aşırı ağır kaldırma nedeniyle zayıflamışlarsa rahatsızlığınız daha kısa sürede başlayacak ve daha şiddetli olacaktır.
Bebekle yatak arasına küçük bir yastık ya da rulo haline getirilmiş bir havlu koyarak yan yatmak yoluyla ya da diz- göğüs pozisyonunda dinlenmek yoluyla bu rahatsızlığı geçici olarak azaltabilirsiniz.
Diz-göğüs pozisyonu almak için yerde önünüze büyük bir yastık koyun ve diz çökme pozisyonu alın. Ellerinizi ve kollarınızı yastığın üstüne ya da altına koyun ve kalçalarınızı yukarda tutarak başınızı ve göğsünüzü yastığın üzerine dayayın. Sırtınızı yuvarlak ve rahat bir konuma gelinceye kadar dizlerinizi öne ya da arkaya kaydırın. Rahat olduğunuz sürece bu konumda kalabilirsiniz; hatta 15 -20 dakika beklemenizde bile bir sakınca yoktur. Bu pozisyondan çıkmaya hazır olduğunuzda, yavaş hareket ederek ağırlığınızı ellerinize doğru itin ve yavaş yavaş diz çökme pozisyonuna geçin. Diz-göğüs pozisyonu başlangıçta rahatsızlık verebilir, ama bu duruşu uygulayan bebek bekleyen annelerden birçoğu bu egzersizi son derece rahatlatıcı ve gevşetici bulmaktadır.
Kasık bölgesindeki ve vajinal ağrıları azaltmak için sık sık, sanki idrarınızı tutmaya çalışıyormuş gibi vajinal kaslarınızı kasarak ve sonra gevşeterek Kegel egzersizleri yapın. En az günde on beş Kegel egzersizi yapmaya çalışın. Ayrıca o bölgeyi soğuk kompres uygulayarak ya da soğuk su ile ıslatarak biraz rahatlayabilirsiniz. Bazı kadınlar vajinal ağrıları varken cinsel ilişkinin rahatsızlık verdiğini söylerken, diğerleri ise orgazmın şişkinliği ve ağrıyı yok ettiğini ileri sürmektedir.
Bebeğim gelecek hafta doğacak. Dün jinekolojik muayene oldum ve doktor rahim boynunun açılmaya başladığını söyledi. Muayeneden sonra eve döndüğümde, iç çamaşırımda biraz kan ve mukus olduğunu fark ettim. Bu sabah aynı şey yine oldu. Bu bebeğimle ilgili bir sorun olduğu anlamına mı geliyor?
Doğumunuza iki hafta kaldığına ve yalnızca çok az miktarda kanama olduğunda kaygılanmak için muhtemelen hiçbir neden yoktur. ''Küçük'' miktarda kanama çok ince bir iç çamaşırı tarafından bile emilebilir, bu nedenle pet kullanmanıza gerek yoktur. (Hamilelikle bağlantılı kanamalar ve akıntılar için tampon KULLANMAYIN.)
Hamileliğin sonlarına doğru pelvis muayenesinden sonra küçük miktarda vajinal kanama olması yaygın bir durumdur. Bunun anlamı, genellikle, rahim boynunun inceldiği ve muhtemelen açılmaya başladığı anlamına gelir. Eğer muayene eden doktorun parmağı rahim boynuna değerse, mukus tıkacı yerinden ayrılabilir ve kanlı mukus akıntısına neden olabilir. Bu acil bir durum nedeni değildir.
Rahim boynu, mukus tıkacının kendiliğinden sızıntı yapmasına neden olacak kadar inceldiği ve/veya açıldığı zaman aynı türde akıntı olacaktır. Bu, doğumun birkaç gün içinde başlayacağını gösteren normal bir süreçtir.
Doğumuma yalnızca birkaç gün kaldı. İki saat önce banyoya gittiğimde iç çamaşırımda bir miktar sulu akıntı fark ettim. O zamandan beri, her 20 dakikada bir hafif, sancısız kasılmalar oluyor ve her kasılmada bir şeyler sızdığını hissediyorum. Doktorum, eğer su kesesinin yırtıldığını düşünüyorsam hastaneye gitmem gerektiğini söyledi, ama bu idrar mı yoksa su kesesi mi yırtıldı, anlayamıyorum.
Su kesesi doğumdan önce ya da doğum sırasında yırtılabilir. Bazı kadınlar ani bir su boşalması hissederken, bazıları yalnızca sürekli bir az akıntı hissederler.
Özellikle hamileliğin son dönemlerinde, birçok kadın mesane kontrolünde güçlük çektiği için, amniyon sıvısı sızıntısıyla idrar sızıntısı birbirine kolayca karıştırılır. Sızıntının ne olduğunu anlamak için tuvalete gidip, olabildiğince çok miktarda idrar çıkabilmesi için karnınızı biraz kaldırarak mesanenizi boşlatın. Sonra kuru ve temiz bir pet koyun. Eğer pet beş on dakika içinde ıslanırsa, tekrar idrara çıkın ve sonra yeni bir pet koyun. Mesaneden idrar sızıntısı olması için genellikle 20 dakika ya da daha uzun bir süre geçmesi gerekir, bu yüzden, eğer ikinci pet birkaç dakika içinde ıslanırsa, muhtemelen su kesesinden sızıntı oluyor demektir. Ayrıca rahim kasılması genellikle amniyon sıvısının akmasına yol açar, bu nedenle kasılmalarla oluşan ya da artan sızıntı muhtemelen amniyon sıvısıdır.
Doğurma tarihiniz yaklaştığına göre, doktorunuz kasılmalar şiddetleninceye ve sıklaşıncaya kadar ya da belirli bir süre geçinceye kadar evde beklemenizi isteyebilir. Eğer bebeğiniz yola girmemişse ya da eğer sızıntı yeşilimsi kahverengimsi ise, muhtemelen, hiç zaman yitirmeden doktorunuzun muayenehanesine ya
da hastaneye gitmeniz istenebilir. (Hamileliğinin henüz 37. haftası dolmadan su kesesinin yırtıldığını düşünen bir kadın derhal doktoruna görünmelidir.)
Kese yırtıldığı andan itibaren siz ve bebeğiniz enfeksiyona karşı çok daha savunmasız olursunuz. Hamilelik sırasındaki yeni ya da olağandışı bulgular için, ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsanız hemen arayınız.
Uyarıcı Belirtiler
Aşağıda verilen bulgular mutlaka bir sorun olduğunu göstermezler; bununla birlikte, yalnızca güvende olmak için, hamileliğiniz sırasında bu semptomlardan herhangi biriyle karşılaşırsanız, derhal aramalısınız.
bebeğin hareketlerinde azalma
ellerde, yüzde ya da göz çevresinde şişkinlik
haftada 1 ya da daha fazla kilo alma
vajinal kanama
sulu vajinal akıntı
ısrarlı kusma
görme bozuklukları
idrar miktarında önemli oranda azalma
38°C'den yüksek ateş
aşağıdakilerden biri ya da daha fazlası eşliğinde gelen karın ağrısı
1. vajinal kanama
2. sertleşen ve sert kalan bir rahim
3. bulantı ve kusma
4. baş dönmesi, baygınlık hissi ya da bitkinlik
5. aşırı iç sıkıntısı
6. nemli ve soğuk cilt
7. zayıf, hızlı nabız